nedir kimdir

AKSEKİ

2009/03/20 – 10:51

akseki

AKSEKİ
Akdeniz Bölgesi’nde, Antalya iline bağlı bir ilçedir. Kuzeyinde Konya ilinin Seydişehir, doğusunda aynı Hin Bozkır, güneyinde Antalya’nın Gündoğmuş, batısında aynı ilin Manavgat ilçeleri bulunur. Merkez bucağı dışında, 4 bucağı, 50 köyü vardır.
Yüzölçümü: 2537 km.2
Nüfusu: 28.530 (1980).
Akseki ilçesinin toprakları Batı Toroslar’ın güneyine düşer. Toprak çok engebelidir. Yer yer dağ tepelerinden dik yamaçlardan oluşmuştur. Bu tepeler de, yamaçlar da ekime elverişli değildir. Bundan dolayı, az sayıdaki düzlükler çok değerlidir. Bu düzlüklerin çevresi taşlarla örtülür; ortada kalan düzlük de, yukarıya çuvallarla taşınan topraklarla verimli bir hale getirilmeye çalışılır. Toprağın verimsiz oluşu, ekime elverişli alanların kıtlığı yüzünden, ahali akın akın başka şehirlere göç eder. Bunların çoğu, şehirden ayrıldıktan sonra, gezginci satıcılık yaparlar. Koy köy, kasaba kasaba dolaşır, gülyağı, ya da halk kitapları satarak geçinirler.

Yazının Devamını Oku »

AKKOYUNLULAR

2009/03/06 – 10:42

akkoyunhar

AKKOYUNLULAR
AKKOYUNLULAR Doğu Anadolu’da, XV. yüzyılda kurulmuş bir Türk devletidir. Sınırları, en geniş zamanında kuzeyde ve doğuda Kafkasya’dan başlayarak, Hazar Denizi kıyısı boyunca uzanıyor. Horasan’la Sustan Hanlığı’na kadar dayanıyordu. Güney ve güneybatıda ise, Basra Körfezi kıyıları boyunca uzayarak, Mezopotamya’yı da içine alacak biçimde, Fırat Nehri kıyılarını kaplıyordu.
Yazının Devamını Oku »

Akdeniz

2009/02/21 – 23:26
akdenizsa81.jpg

KIYILARI MEDENİYETLERE BEŞİK OLAN BİR DENİZ

AKDENİZ, Avrupa, Afrika ve Asya kıyıları arasında uzanan bir iç denizdir. 2.970.000 kilometre kare genişliğindeki bu deniz, fazla girintili çıkıntılıdır. Bir taraftan Cebelitarık boğazı vasıtasıyla Atlas Okyanusu’na, diğer taraftan da insan eliyle açılmış olan Süveyş Kanalı vasıtasıyla Kızıldeniz’e bağlanır. Girinti ve çıkıntılarının fazla oluşu nedeniyle bu denizin kenarında, yarımadalarla birbirinden ayrılan farklı isimlerde kenar denizlerin ayrılması mümkün olmaktadır. Akdeniz’in Fas ile İspanya arasında kalan kesimine İber veya Betik denizi, İtalya ile Sicilya-Sardunya-Korsika arasındaki kesimine Tiren denizi, İtalya ile Balkan yarımadası arasındaki kesimine Adriye denizi, İtalya-Sicilya-Yu-nanistan arasındaki kesime Yunan (veya İyon) denizi, Yunanistan ile Anadolu kıyıları arasındaki kesimine Ege denizi, iki boğaz arasında kalan kesime Marmara Denizi, Rusya-Bulgaristan-Romanya-Türkiye kıyıları arasındakine Karadeniz ve nihayet Rusya toprakları arasına bir körfez gibi sokulan kesime de Azak denizi adı verilir.
Akdenizin en derin noktası, en yeni araştırmalara göre 5.121 metredir ve bu nokta Mora yarımadasının güneyinde Matapan burnu açıklarında bulunmaktadır. Akdeniz’in Anadolu kıyıları açıklarında da derin noktalar vardır, örneğin Teke Yarımadası açıklarında derinliği 4353 m. yi bulan bir çukur vardır.
Yazının Devamını Oku »

AHİRET Nedir

2009/02/07 – 23:55

soru_isareti

AHRET
İlkel insan topluluklarının inancına ve bazı diniere göre, insanların öldükten sonra gideceği yerdir. Kimi inanışlara göre, ölünün yalnız ruhu, kimine göre de hem ruhu, hem de bedeni ahrete göçerek orada yaşamaya devam eder. Bir inanışa göre de, insan öldükten sonra, ruhu başka bir bedene bürünerek ahrete gider.
Yazının Devamını Oku »

ATOM TARıHı VE ATOM MODELLERı

2008/11/19 – 09:24

ATOM TARİHİ VE ATOM MODELLERİ
ATOM:

Maddenin en küçük ve temel yapi tasidir. Atom, içinde organize tanecikler bulunan ve bunlara bölünebilen yine de maddenin temel yapi tasi olarak bilinen bir birimdir.

Yazının Devamını Oku »

Limon Kolonyasının Tarihi ve Yapılışı

2008/11/11 – 20:54

Eski verilere göre ilk defa 1690’da Almanya’nın Köln şehrinde yaşayan Jean Paul Feminis adlı bir seyyar satıcı yapmıştır. Bu şahıs kolonyayı yaptığı reçeteyi Giovanni Antonio Farina adlı birisine bırakmış, o da yeğeni Giovanni Maria Farine’ya vermiştir. Giovanni Maria kolonya yapımı üzerinde çalışmış ve “hoş lavanta suyu” adıyla ilk kolonyayı yapmıştır. Bundan sonra kolonya yapımı işi Köln (kolonya) şehrinde gelişmiştir. XIX. yüzyıl başlarında kolonya yapımı Fransa’ya geçmiş ve “Eau de Cologna (kolonya suyu)” adı ile üretilmiştir. Bundan sonra da bu hoş kokulu sıvıyı dünya kolonya olarak tanımıştır.

Yazının Devamını Oku »

Tiyatronun Tarihi

2008/11/11 – 20:23

Tiyatro ilk kez IO 6. yüzyılda Yunan toplumunda dinsel törenden özerkleşerek bir sanat türü haline geldi; dinsel ya da pratik ölçütlerle değil, estetik ölçütlerle değerlendirilen bir “oyun” a dönüştü. Yunan toplumunda tiyatronun öncülü, şarap, bereket ve bitkiler tanrısı Dionysos’u kutsamak için yapılan Bacchanolia şenliklerinde bir koronun söylediği dithyramboy şarkılarıydı. Koro, bu şarkılarda, farkı kişilerin konuşmasını canlandırmak için söz ve tavır değişikliğinden yararlanıyordu. Daha sonra, oyuncu ve oyun yazarı Thespis, koronun karşısına, farklı kişilikleri farklı maskelerle temsil eden bir oyuncu koydu. Böylece daha karmaşık konular ele alınabiliyor, farklı anlatım biçimleri denenebiliyordu. İÖ 534′te Atina’daki ilk tiyatro şenliğinde, Thespis’in bir tragedyası ödül kazandı. Bu tarihten sonrada tragedyalar Dionysos şenliklerinin bir parçası olarak gelenekselleşti.

Yazının Devamını Oku »

Bilim kurgu ve tarihi

2008/11/11 – 20:20

Bilim-kurgu yazınının kökenini araştıranlar İ. S. II. yüzyılın ortalarında yaşayan Lukianos’a kadar gidiyorlar. Lukianos’un yapıtları Ataç tarafından dilimize çevrilip üç cilt olarak Millî Eğitim Bakanlığı klasikleri arasında yayımlanmıştır. Yazar Olmuş Bir Öykü adındaki öyküsünde aya ve başka gezegenlere yapılan düşsel bir geziyi dile getirmektedir. Lukianos aslında Olmuş Bir Öykü’yü Herodotos ve Homeros’la alay olsun diye kaleme almış, palavracı birtakım eski yazarlara ince ince takılmıştır.

Yazının Devamını Oku »

Türk Sinema Tarihi

2008/11/11 – 20:17

1908 yıllarından başlayarak çeşitli kentlerde halka açılan sinema salonları, gösterilerini yabancı uyruklu ve Türkiye’de ki azınlıkların egemenliğinde sürdürürken devreye Cevat Boyer’le Murat Bey’ler girer. Ve Şehzadebaşı’nda Milli Sinema adı verilen “ilk Türk sineması” açılır (19 Mart). Ardından, İstanbul Sultanisi’nde film gösterileri düzenleyen Şakir Seden’le Fuat Uzkınay, Sirkeci’de lokantacılık yapan Ali Efendi’yi (Öztuna) ikna ederek ikinci Türk sinemasının açılmasını sağlarlar (6 Temmuz). Ve sinemaya Ali Efendi adı verilir. Çünkü Ali Efendi, bu kuruluşun asıl büyük hissedarları olup, Şakir ve Kemal Seden kardeşlerin de amcalarıdır.

Yazının Devamını Oku »

Şifrelemenin Tarihi

2008/11/11 – 20:10

Heredot’un anlattıklarına göre eski Yunan’da şifreli bir mesaj gönderilmek istendiğinde, kölelerin kafa derisi üzerinde mesajlar aktarılmaktaydı. Önce bir kölenin kafası traş edilir, daha sonra da ilgili mesaj kafasına kazınır ve saçlarının uzaması beklenirdi. Birkaç ay sonra da köle, hedefine doğru yola çıkar ve gittiği yerde tekrar kafası traş edilerek mesaj okunurdu.

Yazının Devamını Oku »

  • sayfa 1 of 3
  • 1
  • 2
  • 3
  • >