nedir kimdir

ALBASTI

2009/08/30 – 23:40

ALBASTI
Loğusa kadınların tutulduğu bîr hastalıktır. Doğun sırasında temizliğe gerektiği kadar önem gösterîlmemesinden ileri gelir. Hasta birtakım hayaller görür, sesler duyduğunu sanır. Hastalığın şiddeti loğusanın cildinde birtakım kırmızı lekeler meydana gelmesine yol açar, işte, “albastı” sözü buradan gelir. Hastalığa “Loğusa humması” adı da verilir.
Yazının Devamını Oku »

AKÜMÜLATÖR

2009/04/15 – 12:43

akumulator

AKÜMÜLATÖR
Kimyasal enerjinin depo edildiği bir bataryadır. Akümülatörün içindeki kimyasal enerji, istendiği ânda elektrik enerjisi halinde kullanılabilir. Akümülatörler, genel olarak, sülfürik asit eriyiği içine konmuş kurşun ve kurşun peroksit levhalarından yapılır. Bu eriyiğe “elektrolit”, levhalara da “elektrot” denir.

Yazının Devamını Oku »

AKUSTİK

2009/04/08 – 14:19

akustik

AKUSTİ K
Sesin binaların içindeki hareketini, yansıtmasını, emilmesini inceleyen bilim dalına “akustik” denir.
Bina planlarında akustik biliminin gözettiği başlıca amaç, gürültüyü, yani istenilmeyen sesleri en az haddine indirmek, istenen sesleri ise bozulmadan, gereken şiddete dinleyiciye ulaştırmaktır.

Yazının Devamını Oku »

AKROSTİŞ

2009/03/15 – 20:39

soru_isareti1

AKROSTİŞ
Bir şiir türüdür. Dizelerinin (mısralarmın) ilk harfleri yukarıdan aşağıya okununca, bir ad, ya da kelime çıkacak biçimde düzenlenmiş şiirlere ‘akrostiş” denir.
Yazının Devamını Oku »

AKROBASİ

2009/03/12 – 11:27

akrobasi

AKROBASİ, genel olarak, “cambazlık hünerleri” anlamına gelirse de, daha çok, havacılıkta pilotların yaptıkları tehlikeli uçuş, takla atma, havada daireler çizme hareketleri anlamına gelir.
Akrobasi bir pilotun uçak kullanırken yaptığı normal manevraların dışında kalan, sırf ustalığa, bu alandaki uzmanlığa dayanan hareketlerdir. Bunun için de akrobasi pilotları ayrı bir öğrenim görürler, çeşitli tecrübeler edinirler, ancak ondan sonra bu çeşitli tehlikeli gösterilere girişirler.
Yazının Devamını Oku »

AKORDEON nedir

2009/03/09 – 11:26

akordeon

Körüklü bir müzik aletidir. Körüğü açıp kapayarak verilen hava, madeni dilciklere çarparak, sesin çıkmasını sağlar. A-kördeon kayışla omuza asılır. Sol el bir yandan körüğü açıp kaparken, gene bu elin parmakları da “bas” adı verilen düğmeciklere basar; sağ elin tuşlara basarak çaldığı melodiye akor tutar. Körük  esası üzerine bir  çalgı yapmak

Yazının Devamını Oku »

AKNE Nedir

2009/03/08 – 11:43

akne nedir

AKNE
Deride meydana gelen ufak apselerdir. Akne, yağ bezlerinden, ya da kıl diplerinden iltihaplanmayla başlar; daha çok yüzde çıkar. İçindeki îrîn çıktıktan sonra da, çok kez deride izi kalır. Değişik nedenleri vardır, sindirim bozuklukları, hormon dengesizlikleri, ergenlik gibi. Ergenlik çağında meydana gelen akneye “ergenlik” denir.

Yazının Devamını Oku »

Okyanus AKINTILARI

2009/03/02 – 11:39

okyanus akıntıları

AKINTILAR
Okyanus sularının genel yer değiştirme hareketine, toplu olarak “akıntılar” denir. Kimi okyanus akıntılarının okadar belirli bir yolu vardır ki, kendilerini çevreleyen su-lerdan açık bir şekilde ayırdedilirler. Büyük Okyanus’ta, Atlas Okyanusu’nda ikişer tane muntazam akıntı düzeni vardır. Okyanus a-kıntıları, sıcaklıklarına göre, “sıcak” ve “soğuk” olarak ikiye ayrılırlar. Aktıkları derinliğe göre de, “yüzey akıntıları”, “derin su akıntıları” adı altına sınıflandırılırlar.
Ekvator bölgelerinde ısınan sular Kuzey ve Güney kutuplarına doğru hareket ederler. Kutuplara gelen sular soğuyarak, dibe doğru inerler; bu kez, derin su akıntısı olarak, Ekvatora doğru akmaya başlarlar. Ekvatora gelince ısınarak buharlaşan, harekete geçen sıcak suyun yerini almak üzere, gene yüzeye çıkarlar. Dünyanın kendi çevresindeki dönüşü olmasaydı, akıntılar doğruca Kuzey, ya da Güney kutuplarına “yönelirlerdi. Dünyanın, ekvatorda saatte 1.600 kilometreyi geçen kendî çevresindeki dönüş hızı, akıntıların yönünü değiştirir. Ayrıca, akıntıların yönünde rüzgârların etkisi de büyüktür.
Yazının Devamını Oku »

AKINCILAR

2009/03/01 – 19:44

akıncılar
AKINCILAR
Osmanlı ordusunda atlı bir askerî sınıftı. Bugünkü motorlu birlikler gibi, saldırının ilk kademesini meydana getirirlerdi. Daha çok Rumeli’de, sınır üzerindeki sancaklarda bulunurlardı. Yüzer yüzer, bölüklere ayrılmışlardı. Her bölüğün başında bir akıncı komutanı bulunurdu. On bölük, ayrıca bir binbaşıya bağlıydı.
Akınlar üç çeşitti: Akın, Haramilik, Çete. Akıncı komutanının emri altında yapılan saldırıya “Akın”; yüz, ya da daha çok sayıda atlı ile yapılana “Haramilik”; yüzden daha az sayıda bir kuvvetle yapılan saldırıya da “Çete” adı verilirdi.
Yazının Devamını Oku »

AKIM Nedir

2009/02/28 – 13:00
fvtres14ch8.jpg

AKIM
Elektrik yükünün madenî bir telden, ya da başka bir iletkenden geçmesine akım denir. Atomların çekirdeği çevresinde dönen elektronlar negatif elektrikle yüklüdür. Bunların bir iletken içinden geçmesi, elektrik akımını oluşturur. Atomların pozitif ve negatif elektrik yükleri birbirleriyle denge halindedir. Ancak, herhangi bir şekilde atomun yapısı bozularak, elektronlar serbest bırakılırsa, pozitif elektrik yüklü bir yere doğru akmaya başlarlar.
Kimi bilginlerin kuramlarına göre, madenlerin serbest elektronları vardır. Bu elektronların bir elektirk alanı aracılığıyla sürüklenmesi elektrik akımını meydana getirir. Modern fizik kuramlarına göre işe, hareket eden elektronlar elektrik dalgalarıyla birlikte bulunurlar. Bu dalgalar saniyede 300.000 kilometreye yakın bir hızla hareket ederler. Oysa, elektronların iletken içindeki hareketleri çok daha yavaştır. ÇünkCT, “direnç” dediğimiz, sürtünmeye benzer bir olay, elektronların hareketine köstek vurur. İletkenin direnci arttıkça, geçen elektron miktarı da azalır. O zaman iletken ısınmaya başlar.
Yazının Devamını Oku »