nedir kimdir

Akdeniz

2009/02/21 – 23:26
akdenizsa81.jpg

KIYILARI MEDENİYETLERE BEŞİK OLAN BİR DENİZ

AKDENİZ, Avrupa, Afrika ve Asya kıyıları arasında uzanan bir iç denizdir. 2.970.000 kilometre kare genişliğindeki bu deniz, fazla girintili çıkıntılıdır. Bir taraftan Cebelitarık boğazı vasıtasıyla Atlas Okyanusu’na, diğer taraftan da insan eliyle açılmış olan Süveyş Kanalı vasıtasıyla Kızıldeniz’e bağlanır. Girinti ve çıkıntılarının fazla oluşu nedeniyle bu denizin kenarında, yarımadalarla birbirinden ayrılan farklı isimlerde kenar denizlerin ayrılması mümkün olmaktadır. Akdeniz’in Fas ile İspanya arasında kalan kesimine İber veya Betik denizi, İtalya ile Sicilya-Sardunya-Korsika arasındaki kesimine Tiren denizi, İtalya ile Balkan yarımadası arasındaki kesimine Adriye denizi, İtalya-Sicilya-Yu-nanistan arasındaki kesime Yunan (veya İyon) denizi, Yunanistan ile Anadolu kıyıları arasındaki kesimine Ege denizi, iki boğaz arasında kalan kesime Marmara Denizi, Rusya-Bulgaristan-Romanya-Türkiye kıyıları arasındakine Karadeniz ve nihayet Rusya toprakları arasına bir körfez gibi sokulan kesime de Azak denizi adı verilir.
Akdenizin en derin noktası, en yeni araştırmalara göre 5.121 metredir ve bu nokta Mora yarımadasının güneyinde Matapan burnu açıklarında bulunmaktadır. Akdeniz’in Anadolu kıyıları açıklarında da derin noktalar vardır, örneğin Teke Yarımadası açıklarında derinliği 4353 m. yi bulan bir çukur vardır.
Yazının Devamını Oku »

Deniz Kirliliği

2008/12/18 – 10:02

BOĞAZLAR’DA DENİZ KİRLİLİĞİ

Çağımızda doğatı en fazla tehdit eden tehlikelerin başında Çevre Kirlenmesi Gelmektedir. Çağımızda doğa ve çevre kirlenmesi, hava, kara, su ve denizlerde yaşayan canlıların doğal gelişmelerini ileride giderilmesi mümkün olmayacak şekilde olumsuz yönde etkilenmektedir. Yeryüzünde hayatın kaynağını oluşturan su ve deniz kirlenmesi, çevre kirlenmesinin önemli bir kesimini oluşturmaktadır. Günümüzde deniz kirliliği deniz suyundan oksijen azalmalarına, denizlerde yaşayan canlılarda zehirlenme belirtilerine neden olmakta ve denizdeki canlıların ve deniz kaynaklarının giderek yok olamsına neden olamktadır.
Yazının Devamını Oku »

biyolojik çevre kirliliği

2008/11/16 – 11:42

Biyolojik cevre kirliliği
En geniş anlamıyla çevre “ekosistemler” ya da “biyosfer” şeklinde açıklanabilir.
Daha açık olarak çevre, insanı ve diğer canlı varlıkları doğrudan ya da dolaylı
olarak etkileyen fiziksel, kimyasal, biyolojik ve toplumsal etmenlerin tümüdür.
İnsanları çevre kirliliği konusunda duyarlı hale getirebilmek için 1997 yılı
çevre yılı olarak kutlandı.

Yazının Devamını Oku »

TOPRAK KİRLİLİĞİ

2008/10/23 – 17:29

Toprak Kirliliği
Toprağa bırakılan zararlı ve atık maddelerle toprağın özelliklerinin bozulmasına toprak kirliliği denir.
Toprak, içme suyu, yapı, şehircilik, mezarlıkların kurulması ve düzenlenmesi, sıvı ve katı atıkların uzaklaştırılması ve zararsız hale getirilmesi gibi konularla sıkıca ilgilidir.
Toprak Mikroorganizmalarının Etkileri (Toprağın Biyolojik Arıtıcı Etkisi)
Yazının Devamını Oku »

HAVA KİRLİLİĞİ

2008/10/16 – 21:51

HAVA KİRLİLİĞİ
Hava, azot(%78), oksijen(%21), argon(%0,93), karbondioksit(%0,03) ve az miktarda da diğer gazları içerir. Havanın doğaya ve canlılara zarar verici hale gelmesi kirletici maddelerin artışıyla olmaktadır. Hava kirliliği; atmosferde toz, duman, gaz, su buharı şeklindeki kirleticilerin, insan ve diğer canlılara zarar verecek düzeye erişmesidir. Aşırı kentleşme, endüstri ve taşıt araçları hava kirliliğinin başlıca nedenleridir. Hızlı kentleşme, şehrin yanlış bölgelere kurulması, yeşil alan azlığı ve çeşitli kömür gibi yakıtlar havanın kirlenmesine yol açar.
Hava kirliliğinin etkileri
Yazının Devamını Oku »

kıyı kirliliği

2008/10/13 – 21:22

DENİZ VE KIYI KİRLİLİĞİ
Deniz kirliliği çevre kirliliğinin bir parçasıdır. Denizlerin dezavantajı, kara, nehir, göl, atmosfer gibi ortamlara atılan hemen hemen her tür kirleticinin bir şekilde denizlerde sonlanmasıdır. Malzeme üretim ve kullanımı ile enerji üretimi sonucu denizlere binlerce madde girmektedir. Bunların bir kısmı içlerinde klorür bulunduran pestisidler yapay radyoaktif maddeler, gibi insan yapısı olup denizlere tamamen yabancıdır. Diğer kısmı ise, denizlerde doğal olarak bulunan maddeler olmasına. karşın, kurşun örneğinde olduğu gibi girdi fazlalığı sebebiyle doğal dengeleri bozulmaktadır. Denizlere bırakılan maddelerin dolaylı ve dolaysız etkileri, insan dahil, canlıların ölümü ile sonuçlanabilmektedir. Deniz içinde bulunan canlı cansız bir çok öğeden oluşan eko sistemde üretici, tüketici, çürütücü, canlıların faaliyetleri çevrenin fiziksel ve kimyasal özelliklerinden etkilenirler. Bunlar çevredeki değişimlere uyacak önlemler alırlar. Bu çerçevede çok büyük ve köklü değişme ve bozulmaların önlenmesi için, doğa kendi kendine bir dizi savunma mekanizması geliştirmiştir. Denizlerde bu savunma ve kendini yenileme, temizleme mekanizması çok güçlüdür. Fakat doğal dengenin insan eliyle bozulduğu savunma mekanizmasının yetersiz ve güçsüz kaldığı bölgelerde deniz ve kıyı kirliliği karşımıza çıkmaktadır.
Yazının Devamını Oku »

toprak kirliliği

2008/09/10 – 21:50

2483021.jpg

TOPRAK KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN BİZE DÜŞEN GÖREVLER

Topraklar,tarım,ormancılık,çayır ve mera olarak gibi bitkisel üretimler için vazgeçilmez üretim unsurudur. Bunun yanında turizm ,sanayi ve kentleşme içinde önemli bir doğal kaynaklardır .Doğada var olan toprak miktarının artırılması mümkün olmadığından toprakların doğal özeliklerine zarar vermeden en iyi şekilde kullanılması gerekmekredir. Bu amaçla da arazi kullanım planlaması geliştirilmiştir.Bu yöntemlerden biride Arazi yetenek sınıflandırılması yöntemidir.Arazi sınıflandırması sistemine göre ;yer yüzeyini örten tüm katı kısımlar sekiz sınıf içerisinde toplanmaktadır.İlk dört sınıf içerisinde yer alan araziler ise ; tarımsal üretime uygun olmayan alanlardır .

Yazının Devamını Oku »