Muğlanın Kısa Tanıtımı
Karya yöresinin en eski kentlerinden biri olan Muğla’da Gökova, Bodrum, Marmaris, Datça, Köyceğiz, Fethiye gibi ülkemizin en önemli turistik yerleri bulunur. Bu bölge tarih ve doğal güzellik açısından sayfalara sığmayacak zenginlikler taşır. Bodrum’un her yerinde bulunan Halikarnassus kentinin kalıntıları ve Bodrum’un tarifsiz güzellikteki Akvaryum, Bitez Koyu, Gümüşlük, Turgutreis, Datça’daki Afrodit Tapınağı, Fethiye’de bulunan ”Tanrı’nın insanlara bağışladığı cennet” Ölüdeniz, Xanthos, Letoon, Patara antik kentleri, Köyceğiz’ deki Dalyan Deltası, çam ormanlarıyla kaplı dağların kumsallarla ve billur gibi bir denizle buluştuğu Marmaris Muğla’nın zenginliklerinin yalnızca birkaçıdır.
Muğlanın Yemekleri
Muğla yemekleri
Muğla’nın yöresel yemekleri şöyle sarılanabilir:
Çorbalar :Tarhana, Ara, Dutmeç
Et ve Balıklar: Çopur, Et Terbiyelisi,
Döş Dolması, Büryan, Balıklen,
Karın kumbar dolması
Sebzeler: Çıntar Kavurması, Ot Ekşilemesi, Galli Patlıcan, Ebegümeci Kavurması, Börülce Kavurması, Teltorlu Börülce
Hamur İşleri-Tatlılar: Keşkek, Saç Böreği, Yalankı, Zerde, Katmer, Badem ve cevizli sucuk, Üzüm köftesi, Ballı Kabak
Reçel ve Şuruplar: Bestel, Üzüm, Patlıcan, Dülek Reçeli, Gül Suyu
Yüz Ölçümü
Muğla, 13.338 km² yüzölçümüne sahip, idari bakımdan biri merkez ilçe olmak
üzere 11 ilçe, 420 köyden oluşur.
Nufusu
1997 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfus 629.786 kişidir. Nüfusun
238.165’i şehirlerde, 391.621’i ise kırsal kesimlerde yaşamaktadır. Şehirleşme
oranı % 38’dir.
Geçim Kaynağı
Muğla ekonomisi, doğal kaynak potansiyeli açısından genel olarak tarıma
dayalıdır. Yüzey görünümü itibariyle bir yayla karakteri taşıyan ilin, her yerinde bu özellik
aynı olmayıp bazen bir bölgede yüksek dağların arasında geniş ovaların yayıldığı görülür.
Bu ovalarda topraklar genelde hafif ve orta alkali bir karakter gösterir. Orman varlığı
bakımından zengin olan Muğla’da, maden varlığı yönünden zengin mermer yatakları
bulunmaktadır.
Tarım, Muğla ekonomisinde turizmden sonra ikinci sırada yer almaktadır.
1.324.700 hektar olan yüzölçümünün 260.516 hektarı (% 19,7) kültüre elverişli,
1.064.184 hektarı (% 80,3) kültüre elverişsiz niteliktedir.
Muğla’nın sahip olduğu tarım arazisi azdır (%19,7). Arazinin büyük bir kısmını
(% 61,3) orman ve fundalıklar kaplar.
Tarımsal üretim potansiyeli yüksek olan Muğla’da önemli miktarlarda tarla
ürünleri, sebze ve meyve üretilmektedir. Sebzeler, 734.525 ton/yıl’lık üretim
miktarı ile birinci sırayı almaktadır.
Muğla’da başlıca tarımsal ürünler; tarla ürünlerinden, buğday, arpa, pancar,
mercimek, patates, sebzelerden meyvesi yenen, yaprağı yenen, baklagiller ve
meyvelerden taş çekirdekli, turunçgiller ve yumuşak çekirdeklilerdir.
Muğla evleri
Önüne Muğla ovasını alıp sırtını dağın sarp kayalıklarına dayayan Muğla, Karabağlar Yaylası ve Düğerek evleri ortak karakter taşırlar.
Bir aracın geçmekte zorlanabileceği dar yollara açılan evler çoğunlukla avlulu ve genellikle iki katlıdır. Bazılarının sofaları sonradan kapatılmış, yakın devirde inşa edilenler ise doğrudan kapalı sofalı olarak yapılmışlardır.
Evler içe dönüktür. Özellikle zemin katlarında sokağa penceresi olan ev yok denecek kadar azdır. Buna karşılık avluya bakan pencerelerin çokluğu dikkat çeker. Açık, yarı açık yaşam mekanlarıyla ve geniş saçaklarla zenginleşmiştir. Bu nedenle,ön cephe özelliği avlu tarafından ortaya çıktığından manzara ve güneş hakimiyetini de dengelemek üzere , evler parsellerin yukarı köşelerine ve kuzeye sağır, güneye açık olarak yerleşmişlerdir.
Plan tipleri, sofa ile bunun etrafında yer alan odaların bulundukları konuma ve üst kata çıkan merdivenin yerine göre değişiklikler göstermektedir . Merdiven ahşaptır. Altı depo olarak kullanılır. Her iki yanında simetri hakimse birer veya ikişer oda yer alır. Genellikle , avluya bakan cephelerinde boydan boya sofa bulunan evlerde ise, üst kata merdivenle çıkılır. Sofanın genişliği, binanın yanından çıkan merdivenin iki kolunun genişliği ile uyum içindedir. Odalar sofanın gerisinde ve yapının arka duvarına yapışmış olarak yan yana sıralanmışlardır. Her biri doğrudan sofaya açılır. Bu tiplerde merdiven altındaki hacmin bahçeye yakın olmasının da etkisiyle tuvalet olarak yaygındır.
Evlere, sokaklardan “kuzulu kapı” ile girilir. Bu kapı geniş iki kanadı olan avlu duvarının yüksekliği ile orantılı, çoğunun üzerinde küçük iki tarafa meyilli , kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunan kapılardır.Avlular, yılın yedi sekiz ayı boyunca yaşanılan, evin kapalı mekanları ve sofalarıyla kullanım bütünlüğü içinde olan, genellikle kayrak taşı ile kaplı birçoğu havuzlu iç bahçeler şeklindedir. Duvarlara yakın yerlerde ağaçlar yer almaktadır. Evin bir duvarına bitişik olarak veya yarım bir konumda tek katlı müştemilat bulunur. Müştemilat içinde evin asıl mutfağı, ocağı,kileri ve bazen de banyo yer alır. Ayrıca, temiz su havuzları da bu binanın içinde veya dışındadır.
Yapılar genellikle taş veya ikinci derece ahşaptır. Çatı örtüsü olarak alaturka kiremit kullanılır. Ayrıca, bugün Muğla’ nın sembolü olarak kabul edilen karakteristik bacalar alaturka kiremitlerle yapılan kendine özgü şapka ile kapatılmıştır.
