Âdil Bir insan

Âdil Bir insan
Hz. Ali dünyaya hiç önem vermezdi. Varını, yoğunu fakir fukaraya dağıtırdı. Son derecede âdil bir insandı. Dâvalarda, anlaşmazlıklarda verdiği hükümler, hiç tartışmasız kabul edilirdi, islâm inanışına göre, Cennet’e gireceği muhakkak olan 10 kişiden biri de, Hz. Ali’dir.
Gene islâm inanışına göre, Hz. Ali veli sayılır. Bu ayrıcalık, onun Hz. Muhammed’ den ayrı olarak yorumlanmasına yol açmıştır. Şiilik de bu inanıştan doğmuştur. Şiiler Hz. Ali’ye velilik, imamlık, mücahitlik sıfatlarını yakıştırırlar, özellikle imamlık Hz. Ali’nin en belirli sıfatıdır. Şiiler’e göre, Hz. Muhammed, Hudeybiye Savaşı’ndan dönerken, “Ben kimin efendisi isem, Ali de onun efendisidir” demiştir. Şiiler’in Hz. Ali’ye bağlılıkları, zaman zaman onu tanrılaştırmaya kadar varmıştır. Şiiler’in inanışına göre Hz. Peygamber, Veda Haccı’ndan dönüşünde, halifeliği Hz, Ali’ye vermiştir, ibni Sebe, Ali’ye tanrılık sıfatını yakıştırınca, Ali onu hemen yanından uzaklaştırmıştır. Kendisi için bu inancı besleyen öbür kimseleri de, Kûfe’de ateşe attırmıştır (Bk. Alevilik).
