nedir kimdir

GÖKTÜRK YAZITLARI

2009/04/01 – 22:42

orhun2if0

Göktürk Yazıtları

- Türkçenin gelişmiş bir dil olduğunu ortaya koyması.
- Türk tarihi ile ilgili yazılı belgeler olması
- Kitabelerde herşeyin halkın iyiliği için yapıldığının ifade edilmesi, Türklerdeki sosyal adalet anlayışının göstergesidir.
- Hakan’ ın ve halkın hak ve sorumluluklarını karşılıklı olarak ortaya koyması Türklerdeki demokratik devlet anlayışının göstergesidir.

Diğer Türk Devletleri

Yaşadığı coğrafyaya kendi adını verebilen Türk toplulukları şunlardır.

- Sibirler (Sibirya)
- Hazarlar (Hazar Denizi)
- Kıpçalar (Dest-i Kıpçak) diğer adları Kumanlar.

Kırgızlar
En büyük özelliği: Moğolların hakimiyeti altındaki ve yıkıldıktan sonra ötükendeki son Türk devleti oluşu.

Yazının Devamını Oku »

AKŞEMSETTİN

2009/03/26 – 20:03

aksemseddinrob2

AKŞEMSETTİN ( ? – 1459)

XV. yüzyılda yetişmiş, Fatih devri mutasavvıflarının en    büyüklerindenbiridir.     Asıl     adı
Şemsettin Ahmet’ tir. Şam’da doğdu. Babasıyla birlikte Anadolu’ya geçtiği, öğrenimini de burada yaptığı söylenir. Bir ara, OsAkşemsettınmancık.ta    müderrislik (medrese öğretmenliği) yapmışsa da, tasavvufa olan merak» yüzünden Ankara’ya giderek, Hacı Bayram’a çömez (mürit) oldu. Oradan ayrıldıktan sonra, bir süre Beypa-zarı’nda, İskilip’te

Yazının Devamını Oku »

AKROSTİŞ

2009/03/15 – 20:39

soru_isareti1

AKROSTİŞ
Bir şiir türüdür. Dizelerinin (mısralarmın) ilk harfleri yukarıdan aşağıya okununca, bir ad, ya da kelime çıkacak biçimde düzenlenmiş şiirlere ‘akrostiş” denir.
Yazının Devamını Oku »

insan sevgisinin şiiri

2009/02/15 – 20:32

insan sevgisinin şiiri
« HOŞÇA BAK ZATINA KİM ZÜBDE-İ ÂLEMSİN SEN
MERDÜN-İ DÎDE-İ EKVAN OLAN ÂDEMSİN SEN ».
Şeyh Galib.

Hüsn ü Aşk
HÜSN ÜAŞK, MECAZÎ AŞKTAN
TANRISAL AŞKA GEÇİŞİN ANLATILDIĞI BAŞARILI
BİR MESNEVİDİR.
Yazının Devamını Oku »

FALAKA ahmet rasim

2009/02/04 – 23:54

http://www.alternatifkitap.com/pictures/falaka(9).jpg

BİR gün, akşam yemeğine gitmeden evvel, bizi mektebin “Divanhane” denilen, geniş, uzun sofasına karşılıklı dizdiler. Hizmetçilerden biri bir kucak dolusu değnek getirip oraya bıraktı, durdu. Değnek adedine bakılacak olursa mevcudu darp için kâfi görünüyordu. Hepsi de irili, ufaklı fındık değneği idi.
Müdiriyet odasının önünde duran mubassır müdürün odasından çıktığını haber verdi. Dimdik bir vaziyet aldık. Müdür göründü. Tâ ilk sınıfın önüne gelir gelmez başçavuş yüksek sesle:
—Bak!
Yazının Devamını Oku »

HASAN MELLÂH

2009/02/01 – 14:34

AHMET MİTHAT EFENDİ YAZDIĞI ROMANLARI İLE ZAMANIN OKUYUCULARINI PEŞİNDEN SÜRÜKLEMİŞTİ
İŞTE ÜNLÜ ESERLERİNDEN BÎRİNİN ÖZETİ
HASAN MELLÂH
Fas kıyılarına yakın Kurtacena Kasaba-sı’nda Sinyor Alfon adında bir zengin vardı. Kızı’ Cuzellâ’yı Pavlos adında bir tüccara vermek ister. Gelgelelim, kız bu Pavlostan nefret etmektedir. Genç kızın bir gece uykusu kaçar; bir tıkırtı duyunca yatağından kalkmak ister. Sanki biri pencerenin önündeki ağaca tırmanıyor * gibidir:
Gelen herif sürmeyi açtıktan sonra başını uzattı. Cuzellâ bunun genç bir adam olduğunu gördü. Kendisini uyur göstermek için gözlerini yumdu. Herif bir kere etrafa göz gezdirdi. İçeri doğru sürüne sürüne pencereden girdi. Uzun boylu, nahif endamlı, güzelce çehreli bir adam ise de arkasında yırtık pırtık, yağ içinde bir gemici
Yazının Devamını Oku »

AHMET HAŞİMDEN Sanatını en iyi belirten ÜÇ ŞİİR

2009/01/30 – 20:53

AHMET HAŞİMDEN
Sanatını en iyi. belirten ÜÇ ŞİİR
YARI YOL
Nasıl istersen öyle dinle, bakın, Dalların zirvesindeyiz ancak. Yarı yoldan ziyade yerden uzak, Yârı yoldan ziyade mâha yakın.
Yazının Devamını Oku »

AĞIT nedir

2009/01/18 – 15:49

Bir ölünün arkasından duyulan acıları anlatmak üzere yazılan şiirlere denir. Anadolu’ da ağıt söylemenin belli töreleri vardır. Bu töreler Anadolu’nun orta, kuzeydoğu, güney kesimlerinde hâlâ yürürlüktedir. Çukurova’ da ağıt töreni, hasta can verdikten sonra yerine getirilir. Kadınlar, sırayla ağıtlarını söyler, sonra da hep birlikte yanıp yakınırlar. Ağıt tutacak kadının önüne ölünün çamaşır bohçası konur; her kadın, ağıtını bitirince, bohçayı bir başka kadının önüne bırakır. Bohça kimin önüne konmuşsa, bu kez de o ağıt tutmaya başlar. Ağıt tutan kadınlar, bohçadan bir çamaşır çıkararak, bunu ellerinde tutarlar. Ağıtı genellikte kadınlar söylerse de, kimi bölgelerde erkekler de ağıt tutarlar. Yazının Devamını Oku »

AFYONDA KADIN MEVLEVİ ŞEYHİ

2009/01/07 – 10:19

Mevleviliğin ilk zamanlarında, ka-dın-erkek arasında hiç kaç-göç yoktu. Şiirden, müzikten anlayan bilge kadınlar da Mevlevi meclislerine katılır, erkeklerle serbestçe sohbet ederlerdi.
Yazının Devamını Oku »

ÇUKUROVA VE LOKMAN HEKİM

2009/01/01 – 20:47

ADANA île çevresinin türlü efsaneleri, yüzyıllar boyu halk arasında yer etmiş türlü masalları vardır. İster gerçek, İster yalan, bunlar şehirliden köylüye, yaşlıdan gence kadar, herkesin dilinde dolaşır. Bu efsanelerden biri de Lokman Hekim’e dairdir. Lokman Hekim bütün hekimlerin ustasıdır. Söylentiye göre, otların, çiçeklerin dilinden anlar, bunlarla türlü ilâçlar yaparmış. Her çiçek, Yazının Devamını Oku »