nedir kimdir

ALAŞEHİR

2009/06/22 – 09:16

alasehirgif1

ALAŞEHİR
Ege bölgesinde, Manisa iline bağlı bir ilçedir. Doğusunu Manisa*nsn Sarıgöl, kuzeyini aynı ilin Kula, batısını Salihli ve izmir’in Kiraz İlçeleri, güneyini Aydın’ın Nazili! ilçesi çevreler. Merkez bucağı dışında, bir bucağı, 59 köyü vardır.Yüzölçümü: 977 km.2

Nüfusu: 74.965 (1980)
Alaşehir ilçesinin topraklan Alaşehir Ova-ile, ovanın kuzeydoğu ve güney kısmında yükselen dağlarla yamaçlardan meydana gelmiştir. Bu dağların yüksekliği 1.500 m. kadardır. Alaşehir Ovası doğudan batıya doğru, Alaşehir Çayı’nın koyağı boyunca uzanır. Bu ova ilçenin toprak üstü servetlerinin kaynağıdır. Ova Salihli ve Manisa ovalarıyla birleşir.
Gediz Nehri’ne dökülen Alaşehir Çayı’nın vadileri ovayı baştan başa kaplar, bereketli bir hale koyar. Ovanın denizden yüksekliği 130-190 m. arasında değişir. Batıya doğru gidildikçe ova alçalır. Ovada yetiştirilen başlıca ürün tahılla pamuktur. Ovanın başlangıç noktasından Salihli Ovası’na kadar, Alaşehir Çayı boyunca, üzüm bağları, tütün tarlaları uzanır. Bu bağlar şoseyle demiryolunun iki yanında da sıralanır. Bağlardan toplanan ürün yaş, ya da kuru olarak ihraç edilir. Bağ bozumundan sonra, üzüm kütüklerinin arasına hasırlar serilerek, üzümler bunların üzerinde, kurumaya bırakılır.
Yamaçlarda, yamaçlardan aşağıya inen derelerin kıyılarında, sebze, meyva behçeleri, zeytinlikler, incir ağaçları vardır. Bunlar ovayı hem değerlendirirler, hem de doğal bakımdan güzelleştirirler.
İlçe topraklarının doğusunda Uysaldağı (1.314 m.), batısında Gözlübaba ve Çulha dağları, kuzeyinde Umurbaba Dağı (1.555 m.), güneyinde de Çaldağ yükselir. Bu dağlar, kuzeyde seyrek çalılıklarla, doğu ve güneyde ise meşe ve çamlarla örtülüdür. Af-yon-Manisa-İzmir demiryolu, ilçe topraklarını doğudan batıya doğru kesip geçer. Sa-lihii-Manisa üzerinden geçen güzel bir şose de Alaşehir’in karadan bağlantısını sağlar.
Tarihte Alaşehir
Alaşehir, kuruluşundan bu yana, türlü adlarla anılmıştır. Kurucusu, Bergama krallarından Attalos Philadelphos’tur (M.ö. II. yüzyıl). Şehre önceleri kurucusunun adından dolayı Philadelphia, daha sonra da Neo-Kaiseria adı verilmiştir. Türkler’in eline geçtikten sonra, Aiaşar ve Alaşehir adlarıyla anılmaya başlandı.
Şehrin kuruıuşu sırasında yapılmış olan kale, güneyde, şehrin yaslandığı tepe üzerindedir. Bu kale bugün bir yıkıntıdan başka bir şey değildir. Ancak, Bizans devrinde yapılmış olan kalenin surlarıyla kuleleri yer yer hâlâ ayakta durmaktadır.
Alaşehir kurulduğu günden bugüne kadar pek çok tarih devirlerinden geçmiştir. Bu çağlardan kalma eserlerin kimisi toprak üstündedir, kimisi de hâlâ toprak altındadır. Kasaba güneyde arkasını Gözlübaba Dağı’nın yamacına dayamıştır; kuzeyde ise ovaya bakar; Alaşehir Çayı’na kadar uzanır. Renkli, ya da beyaz badanalı evleriyle sokaklarını büyük çınar ağaçlan gölgeler. Bir söylentiye göre, kasaba, evleri renk renk olduğu için “Alaşehir” adını almıştır.
İlçe Merkezi Alaşehir Şehirde 5 mahalle, 4000 ev, büyük bir çarşı, sinema, orta ve ilk okullar, bir P.T.T. merkezi, Belediye örgütü vardır. Nüfusu: 25*600 (1980). İçme suyu şehrin güneyindeki bir çaydan getirilmiştir. Güneydeki bir sırtın üstünden çıkan bu çayın sular», eski bir suyolundan yararlanılarak, şehre bağlan-
mıştır, bu, 94 çeşmeyle kasabaya dağıtılır. Halk bağcılık, sebzecilik, meyvacıhk, dokumacılıkla geçinir. Alaşehir’de çok güzel yatak, yorgan çarşafları dokunur.
Alaşehir uzun bir süre Lidyalılar’ın egemenliği altında kalmıştır, özellikle Karun adıyla anılan Kresus (Kroisosos) zamanında adamakıllı büyüyüp zenginleşmiş birçok saraylar, tapınaklar yapılmıştır. BöyJece, şehir, saraylarıyla, tapınaklarıyla, Alaşehir Çayı boyunca uzanan bağları, bahçeleriyle göz kamaştırıcı bir haJe geldi. Ulu çınar ağaçlarının altında, çağın ünlü öğretmenleri yüzlerce öğrenciye ders verirdi.
Lidya’nın başkenti Şart, bugünkü Turgut-lu-Salihli yolu arasında, Salihli’ye 10 km. uzaklıktadır. Bugün hemen büsbütün yıkılmış haldedir (Bk. Şart). Kresus İran Kralı Kuruş (Kyros)’a yenilince, Alaşehir de eski önemini kaybetmiştir.
Alaşehir, ancak Selçuklu Türkleri Anadolu’ya yerleşip burayı aldıktan sonra yeniden canlanmış, önem kazanmıştır. Şehir, zaman zaman Selçuklular, Bizanslılar ve Haçlı Or-duları’nın eline geçmiştir. Osmanlılar’a ise Yıldırım Bayezît zamanında geçti. İmparator Junais ile oqlu Manuel 1391 yılında Yıl-
dırım’a sığındılar; kendi askerleriyle Alaşehir’i alarak Yıldırım’a teslim ettiler. Alaşehir’i 1919 yılında, son olarak Yunan ordusu işgal etti. Türkler 1922 yılında şehri Yunanlıların elinden kurtardılar. Bu arada bütün şehir baştan başa yakılıp yıkılmış olduğu için, Cumhuriyet döneminde yeniden birçok bayındırlık işlerine girişildi. Bugün Ala-şehirjçinde bulunduğu bölgenin oldukça iyi gelişmiş şehirlerinden biridir. Şehirde ticaret hayatı kendi çapında hayli hareketli durumdadır. Yakın ilçelerden, köylerden gelen satıcılarla alıcılar şehrin pazarında birbirleriyle alışveriş ederler. Oldukça düzgün karayolları şehri civar ilçelere bağlar.

Random Posts

Yorum yapın

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.