AKYUVARLAR

AKYUVARLAR kanın bileşiminde bulunan beyaz, ya da renksiz hücreciklerdir. Bir milimetreküpte bulunan akyuvar (lökosit) sayısı 5.000 ile 10.000 arasındadır. Yani, her 400-500 alyuvara karşılık bir tek akyuvar vardır (Bk. Alyuvar).
Akyuvarlar iki çeşittir. Ayrıca, iki ayrı kaynaktan çıkarak kana karışırlar:
1 Tanecikli lökosit (granülosit)Mer: Kemik iliğinde meydana gelirler. Büyükleri alyuvarların bir buçuk kat» kadardır. Birçok hastalıklarda, granülositlerin birdenbire artması, teşhisi kolaylaştırır.
2— Lenfositler: Lenfatik sistemden (lenfa bezleri, adenoit doku ve dalaktan) çıkarlar; ^Büîiin akyuvarların % 20’sini meydana getirirler. Çocuklarda bu oran daha yüksektir. Genellikle yuvarlak olan bu hücreler, alyuvarlardan pek az büyüktür. Vücuda giren bakterilere karşı ikinci, hattâ üçüncü bir ko-
ruma cephesi meydana getirirler.
Kanımızdaki akyuvarların sayısı saatten saate değişir. Genellikle sabahları azdır, öğleye doğru da en yüksek derecesini bulur. Akyuvarlar mikroplara karşı vücudumuzun başlıca koruyucusudur. Görevleri zararlı bakterileri “yemek”tir. Bîr yerimiz kesilince akyuvarlar hemen oraya saldırırlar. Bunlardan bir kısmı ölse bîle, yerlerine yenileri gelir. Yaranın çevresinde biriken ölü akyuvarlar, bakteriler ve öbür ölü hücrelerle birlikte, cerahat olarak, yaradan dışarı akar.
Akyuvarlar bulaşıcı hastalıklarda çok artar; sayıları bir milimetreküp kanda 300-500 bini bulur, özellikle streptokok, stâfilokok, gonokokların yol açtığı hastalıklarda akyuvarların sayısı çok artar.
Lösemi adı verilen, nedeni bilinmeyen hastalıkta da, akyuvarların sayısı geniş ölçüde çoğalır (Bk. Lösemi). Akyuvarların azalmasına ise, lökopeni” adı verilir.
