AKÜMÜLATÖR

AKÜMÜLATÖR
Kimyasal enerjinin depo edildiği bir bataryadır. Akümülatörün içindeki kimyasal enerji, istendiği ânda elektrik enerjisi halinde kullanılabilir. Akümülatörler, genel olarak, sülfürik asit eriyiği içine konmuş kurşun ve kurşun peroksit levhalarından yapılır. Bu eriyiğe “elektrolit”, levhalara da “elektrot” denir.
Akümülatörün kutupları, elektrik kaynağına bağlandığı vakit, kurşun levhalarda birtakım kimyasal değişiklikler olur. Pozitif kurşun levhası (anot) kurşun-peroksitle kaplanır; negatif kursun levhası (katot) ise saflığını korur. Kutuplardan oksijen ve hidrojen gazları çıkmaya başlayınca, akümülatör dolmuş demektir.
Bu dolu akümülatörü bir elektrik ziline bağlarsak, zil çalmaya başlar. Asit, levha üzerindeki kurşun sülfatı kurşun oksit haline getirir. Bu işlem tamamlanınca, akümülatör boşalmış olur. Gene elektrik kaynağına bağlanırsa, yeniden dolar.
Kurşunlu akümülatörlerden başka, demir-nikelli olanlar da cardır. Bu tür akümülatör-lerin elektroliti, potasyum hidroksitin sudaki eriyiğidir. Elektrotlardan pozitif levha nikel oksit, negatif levha ise demir, ya da kadmiyumdan yapılmıştır.
Elektriği olmayan yerlerde, akümülatörlerden yararlanılır. Akümülatör en çok otomobillerde, dizel lokomotiflerinde kullanılmaktadır. Denizaltı gemileri de, su altında akü-mülatörlerle çalışırlar.
Ancak akümülatörlerin verdiği elektrik enerjisi epeyce sınırlıdır. Büyük elektrik enerjisi isteyen yerlerde pek işe yaramazlar. Akümülatörler genellikle 12, ya da 24 voltluk yapılır. Aynı gerilimdeki akümülatörler gereğine göre aralarında seri, ya da paralel bağlanabilirler, kapasiteleri amper-saat olarak verilir.
